Hatidze Muradova Keeps Traditions in "Honeyland"

by Barbaros Tapan March 18, 2020
A scene from "Honeyland", 2019

neon

Honeyland premiered at the 2019 Sundance Film Festival and took home three prizes, including Grand Jury Prize, the Special Jury Award for Impact for Change and the Special Jury Award for best cinematography, all in the world cinema competition. The documentary, a portrait of Hatidze Muradova,  a beekeeper in Northern Macedonia also became the first film to be nominated for an Academy Award in both the Foreign and Documentary categories. We spoke to Ms. Muradova in Los Angeles.

Kuzey Makedonya’nin terk edilmis, ucra bir dag koyunde yasli annesi Nazife ile yasayan Hatice geleneksel ve bilinen en eski yontemle aricilik yaparak hayatina devam eder.

Film, zor hayat kosullarina ve yasadiklari ilkel hayat sartlarina ragmen Hatice’nin dogaya,annesine ve yaptigi ise olan sevgisini... Arilarina gozu gibi bakmasini. Sehre inip tamamen dogal ballarini satmasini ve annesine soyledigi turkuleri sanki  yaninda kamera yokmus gibi en dogal haliyle tasvir ediyor. Elektrigi ve suyu olmayan bir dag koyunde ev bile diyemeyecegiz bir barakada hayatlarini surduren anne kizin hayati hicbir filtreden gecmeden tamamen dogal olarak izleyiciye aktariliyor.

Hatice’nin huzurlu, doganin ahengini bozmadan, doganin dengesine paralel surdurdugu hayati gocebe Sam ailesinin koye yerlesmesiyle son bulur. Bu ailenin de gecim kaynagi ariciliktir. Ama teknikleri Hatice’ninkiler gibi doganin dengesiyle paralel degil aksine daha cok urunu daha az zahmetle almaya yoneliktir. Huseyin Sam, cocuklari ve karisi ekolojik dengenin en merkezine gidip Hatice’den ariciligin en onemli tekniklerini ogrenip daha fazlasini elde etmek ugruna doganin dengesini hice sayan, tuketim toplumunun en bariz ornekleri olarak hikayeyi  farkli bir boyuta tasiyor.

Iki yonetmen, iki kameraman, bir ses ve bir kurgucudan olusan ekip Oscar Odul Toreni’ne tam kadro katildi. Geceye yoresel Uskup salvari ile katilan Hatice’nin heyecani gozlerinden okunuyordu. Kendisiyle kirmizi halida yaptigim soyleside , Makedonya’nin dag koyunde baslayan seruvenin dunyanin diger ucunda en onemli odul torenlerinden birinde son bulmasina hala inanamadigini soyledi. Film sayesinde hayal bile edemeyecegi  guzellikte seyler yasadigini, artik yeni bir evi oldugunu belirten filmin yildizi bizi Makedonya’ya davet edip ballarindan hediye etmek istedigini de sozlerine ekledi…

Film ekibi ise filmin resmi sayfasindan yaptiklari aciklamada soyle dedi ‘ Oscar kazanamamasina ragmen biz filmin buyuklugunu ve ilettigi mesaji biliyoruz. Bu ulkede gizli kalmis sonsuz sayida hikaye var... Ayni zamanda bu hikayeleri izleyiciye nasil aktaracagini bilen bircok yetenekli sanatci var. Sinemanin evrensel diliyle boylesine buyuk yapimlarla ve cesur hikayelerle birlikte aday olmaktan onur duyduk.’

Filme tekrar donersek…Hikayeyi anlatan herhengi bir dis ses yok. Hersey, konusmalar da dahil dogal haliyle cekilmis. Diyaloglar cogunlukla Turkce oldugu icin yonetmenler neler soylendigini anlamadan olan biteni gozlemleyip insanlarin vucut dillerini izleyerek anlamaya calismis. Tum cekilenler daha sonra Makedonya diline cevrilmis.

Ljuba Stefanov ve Tamara Kotevska’nin ilk uzun metrajli filmi olan Honeyland uc yilda cekildi. Film normal yollarla gidilmesi mumkun olmayan, en yakin modern sehre 20 kilmetre mesafede bir koyde geciyor. Insanlik ve doga arasindaki hassas dengeyi hem dramatik hem de mizah duygusu ile anlatan film, gelisen teknoloji ile hizla kaybolan dogal yasam bicimini ve bir kadinin dayanikliligini en filtresiz haliyle portreliyor.

Film gecen sene Sundance Film Festivali’nde promiyerini yapan ve Park City’den en iyi cinematografi ve en iyi belgesel odullerinin de dahil oldugu uc odulle ayrilan film hem belgesel hem de uluslararsi film dalinda aday olmayi basaran ilk film oldu.