The Return of “The Call of the Wild”/ Vahsetin Cagrisi

by Barbaros Tapan February 28, 2020
A scene from "The Call of the Wild", 2020

twentieth century fox

Adapted from  Jack London's literary classic, The Call of The Wild brings to the screen the story of warm-hearted dog Buck's struggle to keep up the Yukon's tough conditions.

Jack London'un ( 1876-1916) unlu eserinden sinemaya uyarlanan The Call of The Wild, Kaliforniya'da yasadigi mutlu yuvasindan  ,alistigi duzenden kopartilip hayati allak bullak edilen kizak kopegi Buck'in hikayesini anlatiyor.

Bi anda Yukon'un zorlu sartlarinda kendini bulan Buck bedeninin ve ruhunun alisik olmadigi soguk iklime ve hayat sartlarina zorunlu olarak alisir. Kizak takiminin en caylagidir ama zamanla  takimin lideri olur.Buck'in vahsi ,soguk ve zorlu hayat sartlarina ayak uydururken yasadiklari bu dunyadaki gercek yerini kesfetmesine sebep olacaktir.

Filmde Harrison Ford evladini kaybetmis ve esinden ayrilmis yasli adam John Thornton'a hayat veriyor. Foto -realistik animasyon teknigi ile yaratilan Buck'in hareketlerini ise sektorun en onemli hareket koreografisi yapan ustalarindan bir tanesi Terry Notary yapiyor. Daha once Planet of The Apes filmlerinde Apes'lere hayat veren Notary, Buck'in hikayesinin de en onemli parcasi olarak filmde yer aliyor.

Filmde Yukon'un dogal hayati oldukca guzel tasvir edilmis. Dogal hayat ve dogal hayatin korunmasi icin onemli calismalara imza atan Harrison Ford'a bu tukusunun ne zaman basladigini sorduk.

'Erken yaslardan itibaren. Genclik yillarimdan beri... Sikago disindan sehre tasinip yeni bir okula baslamistim. Eski arkadaslarimdan uzaktim.Yeni bir toplumdaydim ve kendimi yanliz hissediyordum. O donem biraz da zorbaliga ugradim.Tuhaf bir cocuktum. Iyi bir atlet degildim. Okuldaki ogrenci yonetimi ya da okul baskanligi ilgimi cekmiyordu. Okulun gorsel ve isitsel klubundeydim. Model demiryolu yapma klubundeydim. Zeki,yaratici seylere ilgim vardi.

Bir zamanlar soya tarlalarina ev sahipligi yapan sehir disindaki evimin bulundugu bolgeye ise ucuz kucuk evler yapiliyordu. O bolgede sadece birkac dogal alana dokunulmamisti.Oradaki mulklerin kenarinda ise henuz ellenmemis,bozulmamis bir dere vardi.Derenin biraz ilerisinde de hic ellenmemis dogal bir alan vardi. Merak ediyordum o bolgeyi.Bisikletime atlayip hem oralada ne oldugunu gormek hem de kurbaga bulmak icin oraya giderdim. Birgun ben oradayken tilki geldi.Oldugum yerde kimildamadan, hic birsey yapmadan oturdum. O da durdu beni izledi.Tilkinin bana olan konsantrasyonuna ve odaklanmasina cok sasirmistim.Ben de sessizce oturdum ve o bana baktigi surece ben de ona baktim.Muhtemelen yarim saat. Sonra tilki gitti... Galiba bu deneyim beni hassaslastirdi. O gunden sonra insan toplumunun benim icin tek baglanti olmadigini anladim ve hep dogaya yakin olmak istedim.'

Chris Sanders'in yonettigi Michael Green'in senaryosunu yazdigi filmin bosrolunde Hollywood efsanesi Harrison Ford yer aliyor.